Ali'nin Sekiz Günü

27.dk : 
Müşteri:   Özdür dilerim size bir şey sorabilir miyim
-       Bakkal ( Serdar Orçin) : Buyrun
 Müşteri: Hayat neden bu akdar zalim ? İnsanlar,insanlar neden bu kadar zalim.
Yaşamak neden bu kadar zor ve bu kadar güzel, ve vazgeçilmez. Peki, insanların birbirini anlamamak için bu büyük çabası neden ? Karım.. Karım bana çok kızıyor. ona istediği bir hayat sunamadıım için ,istediği gibi bir adam olamadığım için. çocuklarım... çocuklarım da bana çok kızıyor,onlara bilgisayar  elbise ayakkabı araba alamadığım için .patronum... patronum Sürekli alaycı bakışlarlarla beni izleyerek  ne kadar işe yaramaz bir adam olduğumu günün her saatinde bana hatırlatıyor. o da bana çok kızıyor  çünkü ona çok para kazandıramadığım için.  dostlarım, arkadaşlarım, akrabalarım beni adam yerine bile koymuyorlar. onlar da bana kızıyor onların ıstedıgı gibi bır adam olamdıgım ıcın , onları yemeğe gotürmedigim için , onara borç veremdiğim için onlara ayak bağı olduğum için, onların eğlendiği gibiı eğlenemediğim için .devlet.... devlet de bana çok kızıyor , daha cok vergi veremediğim için, arada bir ne oluyor diye sorduğum için, yanlış partiye oy verdiğim için..

Biliyor musun her tarafım kanıyor,acılar içindeyim çüyüyorum.. Onların istediği gibi bir adam olmak istiyorum ama beceremiyorum .Dostlarıma patronuma akrabalarıma karıma çocuklarıma üzgünüm diyorum sizin istediğiniz gibi bir adam olamdım diyorum,ama duymuyorlar. Acılarımı kederlerimi sıkıntılarımı anlatıyorum dinlemiyorlar. Ben…Ben..Bana yardım edin diyorum kaçıyorlar,gelin biraz konuşalım diyorum kaçıyorlar.Ölüyorum diyorum ne zaman öleceksin diyorlar.

Lütfen bana söyler misin ? Ne oldu,bize ne oldu ? Eskiden böyle değildi, şimdi ne oldu ? Neden insanların artık duyguları, düşünceleri, prim verecek zamanları yok. Neden bu akdar hızla koşuyorlar, neden  bir an bile olsa durup hayatın, insanın,  evrenin anlamı üzerine düşünmüyorlar. Ben acılarımı sıkıntılarımı kederlerimi anlatırken neden beni dinlemiyorlar. Benim bütün bu düşlerim ,arzularım ,hayata dair imdat çığlığım onlara sahte geliyor,sahici gelmiyor, samimi gelmiyor .neden ..neden.... söyle bana neden. Nolur bana yardım et, yardım et bana.Lütfen,lütfen. Neden beni bu halimle kabul edip aralarına almıyorlar,
Neden beni sevmeleri için sürekli inamadığım halde  onların ilgisini çekip onalarla  konuşmak zorundayım .  Neden egom olmak zorunda , neden onların arasında bencil olmak durumundayım . neden varolabilmek için rekabet etmek zorundayım. lütfen bana yardım et,bana hayatta yaşamanın sırrını söyle. Bak biliyorsan eğer bana o yolu göster,lütfen....

Bakkal da şuan sizin yaptığınız gibi durup düşünmeye başlar, bakışları nedenleri aramaktadır. Br şey yapmalı mıdır, ne yapmalıdır ? Ertesi gün bu sözleri sarfeden adamı kendini asmış bir vaziyette görünce belki Cerenimo bir kez daha düşünür ama geç kalmıştır. Biz de belki neleri ve kimleri böyle sessizce yok olmaya doğru itiyoruz.


Sessiz adamdır ya ,sevdiği kızın (Begüm Birgören) sevdiğiyle olan hikayesini de sessizce dinler. Sevmek susmak mıdır ? diye düşünürsün o an , kızın saçından tutup " ulan karşındayım işte,sen bana ne hikaye anlatıyorsun" demiş midir içinden ?



Sessizdir ya ,azılı bir kiracısı vardır, sahtekar ve sokak arası mafyası tipli biri, Ufuk Bayraktar yine bir rolün hakkını vermiştir . (Uyarı: +18 )
Bir de o karşısında sustuğu kıza laf söyletmez, öfkelenir . Orada ben olsam ümüğünü sıkardım Ufuk abi senin dersin, ama dedik ya , sevmek susmaktır işte !



tıkla





2 yorum:

Sezer dedi ki...

Oooo! İyiymiş.

ŞAVKÎ dedi ki...

İyidir :)