Bidedim


  1. Kanatlarla havaya asılan var, tırnaklarıyla bulutları parçalayan
  2. Alkol bir de ağlayarak atılır vücuttan
  3. Aşk ve ölüm, hayatın standart sapmasıdır ve bundandır, herkes sapkın,sapık 
  4. İntikam ertlenmişliktir, oysa hayat sadece bu “AN” da vardır, sonraya bırakılmaz
  5. kendimi şiirle anlatırım ama şiirle de yetinmem
  6. yüksek topuk: Olymposta bir Tanrı daha doğuyor !
  7. Hayatta kimse X i bulmak ,X olmak istemez;  çünkü tesiri yüksek bombadır hayat x-iri
  8. Alaka-sızım bazen, kendime bile
  9. Dudaklarımın titrek olduğu günlerde bıyık bırakıyorum
  10. Hayat masumdu bir zamanlar, ta ki bizimle soyunana kadar
  11. Yaşadığımız aslında bir taslak, aslını ne zaman yaşayacağız bilinmez
  12. Kendi içimizde yaşıyoruz ya , insanlar dış kapının manda-lı
  13. Herkes uyanma umuduyla yatağa giriyor ama  geçmişe özlem duyuyor;ben uyanmayacağım yarını özlüyorum, bazen
  14. Ormandan geldik şehre;  şehirlileşmedik, şehirleştik !
  15. Bugün hayat dediğimiz o süslü çerçevenin içi nedense başkalarının resimleriyle dolu
  16. Hayatı yaşamaya değer ve yaşanmaz kılanlar kafamı karıştırıyor
  17. Bu zamanda birey olmak : bir-rey olmak
  18. Öfke=Kafka gibi, Samsa gibi ; içimizde böcek gibi 
  19. İnsan dilsizdir kendine , hep duymak ister  


Hayatın göbek adı doğruluktur
Oynak durur , kıvrak döner
Yenemediğimiz tek düşman oluşu da doğrudur



9 yorum:

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Kendi içimizde yaşıyoruz, insanlar dış kapının mandalı..
Bunu sevdim. Böylesi düşünsemde o mandalları bazen çok çok ciddiye alıyorum. Niyeyse..
:)

Aylak dedi ki...

Manda/lı ise dış kapın kötü. Ama "mandallı" ise bir şey olmaz,ayarında bir ciddiyet mandayı mandal yapabilir..Bilmem...

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

VOV. Biriktirmiş biriktirmiş bu yazıda aforizma olarak dışarı atmış gibisin. ehehe.
"Alkol bir de ağlayarak atılır vücuttan"
"Hayat masumdu bir zamanlar, ta ki bizimle soyunana kadar"
"İnsan dilsizdir kendine , hep duymak ister" aslında hepsi de olabilir. ehehe.

Bir de, "Dudaklarımın titrek olduğu günlerde bıyık bırakıyorum" ehehe sırıttım.

Aylak dedi ki...

İçimde alüvyonları,o verimli toprakları attım dışarı :D coğrafi keşif diye buna denir genç :)Ben aslında emektar deftere karalarım,pisi başında yazdığım nadirdir. Soğuk bu bilgisayar, radyoaktif bir rüzgar balkanlardan ağrı etkisi altına alıyor adeta. Demem o ki,önceden yazıldı bu cümleler.

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

Öyle ya da böyle, ister bilgisayar başı ister defter üzeri olsun..... her türlü sevdim. ehehe.

Aylak dedi ki...

Tamam Jumbo,tamam,sakin :) Saçmalarım işte,sen de saçmacılardansın ne de olsa azizim. Sağol,şu satırları birleştirecek bir kıvamlı zaman bekliyoruz.

Erdost Yüksel dedi ki...

1. Hayat, doğumla ölüm arasındaki süreçti, bir bakımdan araftı...
2. Hayat, “cinsel yolla bulaşan ölümcül bir hastalıktı”, salgındı…
3. Hayat, hayalin ufak bir çizgiyle son bulmuş haliydi, gerçekti…
4. Hayat, yazım hatalarıyla dolu güzel bir dizge, çatışkısal bir özgeydi, güzeldi…
5. Hayat bir harf karışıklığıydı, hayta bir hataydı...
6. Hayat, imza atılan boş bir kontrattı, tek taraflı feshedildi…
7. Hayat, en iyi özgün senaryoydu, ahududu ödülü aldı…
8. Hayat, Erol Zavar kadar suçsuzdu, müebbet yedi…
9. Hayat, çabuk bitmesin diye yavaş yenmesi gereken bir yemekti, en tatlı acıydı…
10. Hayat, size hiç sahnelenmeyecek bir oyunun bitmek bilmez provasıydı, tutmadı…
11. Hayat, çok çalıştıktan sonra ölüme yatılan bi uykuydu, herkes de kimse, uyurgezerdi…
12. Hayat, hüzün makamından hüzündüren bir şarkıydı, dinlendi ve bitti…
13. Hayat, birini kovalıyoruz zannedip kovalandığımızı anladığımız akıllı bir filmdi, defterdi…
14. Hayat, go oyununu satranç gibi oynamaya çalışmaktı, yenilmekti…
15. Hayat, rüzgârdan açılan bir kapıydı, sert kapatıldı…
16. Hayat, Maxim Tsigalko’nun attığı bir goldü, şaşırtmamalıydı…
17. Hayat, Pandora’nın kutusuydu, boku çıktı…
18. Hayat, üstümüze üstümüze gelmekteydi, belki de yolumuz tersti…
19. Hayat, bugün anlamlı olanın yarın anlamsız olmasıydı, değişen, değiştiren, tükenen, tüketendi ve gerçekten çok karmaşıktı…
20. “ Ve hayat -ki canına tak etmişti- sus dedi artık ve ben de dedim ki; tamam tamam sustum…”

Aylak dedi ki...

O zaman :


1- O zaman hayat iki arada bir dere-delikti, hım?
2- Hayat etten ete akın eden kandı
3- Hayat ufuk çizgisi, umut dizgesiydi
4- Hayat anlatım bozukluğuydu, özne- öz uyumsuzluğundan doğan
5- Hayat tekerrür eden pişmanlıklardı, ha ?
6- Hayat karşılıksız çekti, dolanıp dolandırıldık
7- Hayat en bağımlı ödülünü insanlara verdi, en kul/cool !
8- Hayat dar zamanda dar ağacına gönderilmekti, kader kıymet bilmeden
9- Hayat tatlıydı ama bayattı tadı
10- Hayat trajikomik yalnızlık tiradıydı
11- Hayat “çok çalışıp tanrı olacağım” demek yanılgısıydı
12- Hayat kulaklarımızda çınlamaydı, hayat bizi anardı hep
13- Hayat kaç tazı tuttu, biz tavşan yüreklilerin nazarında
14- Hayat akılla oynanırdı, aklımızla oynardı, aklımızı oynatırdık
15- Hayat epirojenik bir hareketti, 3. Egolojik döneme denk geldik, genç bir toprağımız vardı
16- Hayat arifin Manchester’a attığı goldü, algoritmalar izin vermezdi, bulamazdık
17- Hayat Alaaddinin lambasıydı, cin oldu çarptı
18- Hayat hatalı sollamaydı, tam istikamet ileriydi, ilk hedef ak-beniz di
19- Hayat Nesrin Topkapı’ya taş çıkartırdı, göğsüne bir 50’lik yapıştırmaktı, fani !
20- Ve hayat, “düzeltemeyeceğim bir hataydı” , düzelmedi ama düzdü (!)

Luna dedi ki...

yapmayınız, yazmayınız böyle. yazamayışlarımızın soğuk gerçeği yüzlerimize vuruyor.

ve

yorumlamayınız böyle sevgili Erdost, yorumlarımızın bayağılığı yüreklerimizi kasıp kavuruyor.

sevgi ile,
luna.