Biz

** "Müşfik davranmıyoruz birbirimize" bu net.

** Bütün felsefe,psikoloji yalan bazen, doğanın geçerli kuralı vardır : Kaçan kovalanır !

** Öz eleştiriler taraflıdır : Sorun sen de değil bende !

** Kelimeleri kullanmayı bilmiyoruz. Tamam bazı anlamlara gelmiyor, ama gelebilecekleri anlamı göremeyecek kadar çaylakız bazen. Yanlış anlama dediğin şey yanlış kullanmadır hamuru çiğ adam.(kendime)

** Büyüklük : Ne ile olduğu rivayetlerden ibaret bir sıfattır,rakamlarla alakası yok,kesin !

** Dert, hayatta aşktan büyük dertler,telaşlar vardır ; sıkıntılı olmak aşktan ziyadedir,genelleme

** Arkadaş, kadın ile erkekten olmayacağına yer yer kanaat getirdiğimiz bir ilerici yaklaşım. Paylaşmayı beceremiyoruz,sanki,belki.

** Ben aslında hiç bir şey bilmem. Ciddiyim, iyi olmadığımı bilirim sadece ; söz yüce yargınındır.


6 yorum:

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

Ve yine Aylak, aforizmalarıyla alır götürür uzaklara. PİYUF.

alter ego dedi ki...

öz eleştiriyi tarafız kılan şey, eleştirenin de eleştirilenin de "ben" oluşunda sanırım.

eğer birisini eleştirirsen bu kaçınılmaz olarak taraflı bir tutumdur; çünkü sen bir başkasını, bir başka tarafı eleştiriyorsundur.

keza birisi tarafından eleştirilmek de kaçınılmaz olarak taraflı bir durumdur; çünkü bir başkası seni, bir başka tarafı eleştiriyordur.

ama kendi kendini eleştirmekte iki taraf da kendin olunca bu bir tarafsızlık yaratıyor.

insan denen şey bir bütünse tabi. genel algı bütün olduğuna yönelik. ama bence de bütün değil.

Aylak dedi ki...

Orada aslında o kalıp cümleye dikkat çekmek istedim.

Eleştiri başlı başına taraflılık getiriyor.Bilimden taraf olmak -nesnel- en güzel taraf tercihi; fakat öz de olsa, başkalarına karşı da olsa nesnellikten uzak her eleştiri "taraflı"dır, yani biraz eksiktir. Zaten,dediğin gibi olabilseydi; öz eleştirilerimizi sağlam yapabilseydik bir çok şeyi aşmış olmaz mıydık ? Bunu dediğine katılarak söylüyorum, belki de bir çok şeyde olduğu üzre,uygulamada atladığımız hususlar var.

İnsan tek bir ögeden,özellikten oluşmuyor. Bu karmaşık yapı ( sofistike ve kompleks kelimeleri net karşılar aslında ) zaten bir çok şeyde zorlanmamıza sebep olan şey. Eşsiz parçalarımız var, en başta akıl, fakat parçaları henüz "tam yol ileri" kıvamında kullanamıyoruz sanki. Bütün ama parçaları keşfetmekte ve olanı da bütünleştirmede zorlanıyor olabilir miyiz Alter ? Bilmem.

Aylak dedi ki...

Yok aforizma değil be, kutsal kâseden dökülen saçmalar işte. Bu arada açıklanmış sizin neticeler sanırım. Haberimiz olsun minik kardeş.

alter ego dedi ki...

bilimsel açıdan deneysellik tabanı ile nesnellik işlerlik kazanan bir şey olsa da bu tür daha soyut kavramlar ve çıkarımlar üzerinde nesnellik pek söz konusu olmuyor gibi. yine de insanın en sağlıklı, en gelişimci tutumu nesnel yaklaşabildiğini düşünmek, bunu da yadsımıyorum tabi.

parçaları keşfettikçe onları birleştirmek istemeyi pek mantıklı bulmam ben çoğu kez. bütünleştirmek kolay aslında aylak, önemli olan ayrıştırmak ve birbirinden uzaklaştırmak. günümüzde insanların çoğu kendini bir bütün olarak görmeye çalışıyor, kendini bir bütün olarak diğer insanlara pazarlayıp kendi denetiminden uzaklaşarak dış denetim sağlıyor. bugün insanları kitleler halinde aptal yapan en önemli unsurun bu olduğunu düşünüyorum ve daha önce de buna değinmiştim sanırım.

sevgiler aylak.

Aylak dedi ki...

Haklısın,ayrıştırmak zor ; zaten parçaları keşfetmek kısmı bunu der.Bütün olarak görüyoruz ama dediğin gibi eksiklik var, tek parçayı genele yayıyor ve birden onu kendimizi tanımlayan tek şey olarak alıyoruz. Oysa ki derinlerde bir yerde keşfedilmeyi bekleyen - ve senin dediğin gibi aslında bütün olarak gördüğün kendinin AYRIŞTIRILMASI gereken- parçaları var. Onu bul ve puzzle'ı tamamla gibi.

Teşekkür ediyorum kıymetli yorumların için Alter,

Saygıyla,