İnsan-bul


istanbul acele memleket
telaşla yürünüyor sokakta
sadece yürüyor kulaklar tıkalı
sesler fonda
iphone'dan gelen !
ne kafiye ama,değil mi !
zemin şekil algıda var
istanbul şekil memleket
insanlar zemin katta yaşarken hep



içtiğim sigaranın tadını çalan şehir
sigara istanbul'a zar
insanları  arlıdır

bir hava olayı kirli
ne umutla kim kimbilir değil mi
hangi iklimlerden gelmişlerdir
kar soğuğu
sonbahar yağmurları
belki umut rüzgarı 6 kuvvetinde 7 bölgeden
parçalı hayal bulutları balkanlara uzanan
işte şimdi kulaklarda mahsun/i bir kelam
ne acı bir soru
"nem kaldı"
bir akılsız başın üstünde uçuşan
parsel parsel insan mahallerinde 
sahuruna uyanırlarken gurbet orucunun

istanbul kasvetli aşifte
seni öyle alır ki koynuna
anlamazsın değil mi !
ne de olsa kalbe giden yol boğazdan geçer

 sevmeye değil terketmeye geldin istanbul'u
ayvalık'a da gidecektin daha
bir çobana bakıp çıkacağım diyerek
hadi çık dışarıya
gel beni bul hadi
ebe kör istanbul
doğurt acılarını insanlarının

istanbul sen sen değilsin
bu değilsin
gözlerimi kapatıp seni dinleyemeye korkuyorum
ya cüzdanımı çalarlarsa !
cüzdanım boş bu arada

sen mi büyüksün ben mi büyüğüm istanbul
bu sidik yarışısını sevmedim hiç
bu arada "ben hala tiğdirerek işiyorum" 
hem de "güneşe karşı"

istanbul dışlıyorum seni
seni dişlerini insana bilemiş
insanını bilememiş koca kurt
ninemi çıkar karnından hadi

gözlerim dört dönüyor ustam
gök kara deniz bulanık
gözleri kapalı istanbulun bizi izliyor
eyvah istanbul,soyulduk !

istanbul müsterih ol diyor
soyunduk
sevişmek kaç milyon insanın kare köküne denk düşer
yol açık hadi atla metrobüse
et kokusu geliyor raylardan


kafamda bir tablo istanbul "hafızanın boşlukları"
ama gel de içinde bir insan bul bulabilirsen
yersen !
et met,metro,metrobüs,metro seksüel
istiklâl göklerdedir mimarisi
paranınki gök delenlerde
biraz rococo,barok,gothic
benim bakışlarım biraz dandik

avcılarda deniz güzel
kadı köylü kızın bile kusur vardır
"akşamları ışıklarla güzel bu şehir"
ben gündüz sevişemem istanbul
hadi ışıkları kapat



*ben bu şiiri istanbul'da yazdım
27'sinde temmuzun 2012
17 milyon insan var dediler
yemin ederim komserim , ben kimseyi görmedim
Bırakın gideyim.....


*bu şiirde/n sır gibi bahsettiklerim oldu


* kadıköy seni bana yazsalar,gerisini el alsın

                            İstanbul - 27,07,2012

10 yorum:

'' luna-lunarita '' dedi ki...

şimdi kadıköy, bir şehre olan aşkın en orta yeri gibi.

özlem'in en derinleştiği yer, boy verdiğinde dibi bulamayışının mazoşist mutluğu gibi.

özlemişim, abartılı.

:)

sevgi ile.

uçan balon dedi ki...

"ne de olsa kalbe giden yol boğazdan geçer"...

Aylak dedi ki...

Yalansa vur yüzümüze....

Aylak dedi ki...

Hala İstanbul'dayım. Dönmedim, daha zaman ve görülecek yerler var listede. Balıkesir liste başı. Kısmet.

Kadıköy şehrin göğsü gibi işte, süt sevene yaşam.

uçan balon dedi ki...

doğrudur :)
siz vurmuşsunuz ya yüzümüze :)

Aylak dedi ki...

:) Boğazını sıkasım geliyorsa da bazen, el mahkum geldik işte.

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

"gözlerimi kapatıp seni dinleyemeye korkuyorum
ya cüzdanımı çalarlarsa !" ahahahaa, çok iyi ya. Şiir toptan güzel de, ben burayı ayrı bir sevdim, bilemedim.
O zaman, şiirselliğini özlemişiz.

Aylak dedi ki...

Yine farkin diyorum mazbut kisi:) tercihleri naptin ?
Bu ara bbu sehir cidden tekin degil,bana gore en azindan.

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

Tercihler.... daha hala bitmedi. ehehe.
Hiçbir zaman tam olarak "tekin" olamaz ki zateen.

Aylak dedi ki...

Haber et, blog club ta kutlayalım, içkiler benden öğrencim :)

Tekin değil anca yaramaz kedi tekir olur :)