Sisifos (Sisyphos) Söyleni

 1942'de yayımlanan bu deneme kitabında Camus "intihar" sorunu üzerine gider; ki bu sorun felsefenin ana sorusudur ona göre. Kitap, "Uyumsuz bir uslamlama", "Uyumsuz İnsan", "Uyumsuz Yaratım" , "Sisyphos Söyleni" ve son olarak "Franz Kafka'nın yapıtında umut ve uyumsuz" ana bölümleri ve toplamda on alt bölümden oluşur  oluşur. Uyumsuzluk duygusunu aslında bireyin varoluşu gibi görür ve hayatın her anında ve alanında giderek artan bir duygu olarak nitelenmiştir. Uslamlamalarla tanımlanan uyumsuzun çıkış noktasını belirler ve nedenlerini, bunu aşmayı değişik örneklerle ortaya koyar. Tartışmaya açık bir çok husus da vardır aşağıdaki derin alıntıların haricinde. Korkmayın,intihara teşvik etmez. Zaten amacı, olanı tanımlamak ve söylemektir. Bu nedenle konunun sınırlarını her bölümde dikkate aldığını görebilirsiniz. Aksine, başkaldırıya davet vardır , uyumsuzlukla savaşın sürekliliğinin hayatın sınırlarını belirlediğini söyler.



















4 yorum:

hamdiye genç dedi ki...

hakan günday'ın 'zargana' adlı karakterinde de intihar etmenin hazzı o kadar büyüktür ki.'ölümsüzlük' denen şeyin bulunmasını ve durmadan kendini öldürebilme zevkini alabilmeyi yeğler yaşamak yerine..
karl marx'ın 'intihar üzerine' adlı kitabındaysa 'intihar, insanın kendi varoluşu üzerine söyleyebildiği son sözüdür' sözlerini kaydetmiştir.

Aylak dedi ki...

Hakan bu kitabı okumuş o zaman :D Kitabın bir kısmında bahseder bundan. Öldürmekten, hatta bunun bir kaç yolu olduğunu da söyler,örnekler. ( Mesela,bir şeye kendini vermek de bir intihardır,kendiliğini hiçe sayıp onun olmak.)

Yine aynı mantığa çıkıyor sanırım tüm bu fikirler, uyumsuzluk durumu ve onun sürekliliği karşısında insanın Tanrı olma isteği, yaratma isteği ( ki içerisinde roman,sanat,felsefe ve içerdikleri uyumsuzluklar anlatılır), yazgısını kontrol etme isteği uyumsuzluk olarak nitelendirilir. Ona göre de insanın kendi yazgısını kontrol etmesi onu uyumsuz kılar ve bu sürekli olduğu zaman hayat daha yaşanılır olur.

ne dedim ben dedi ki...

"Bir insandaki dayanma gücünün sınırını merak ediyorum doğrusu! Baktım ki katlanılabilirliğin sınırına gelip dayandım,kapıyı açıverir, esenliğe kavuşurum." demiş Hermann Hesse. İnsanın darda kaldı mı başvuracağı bir çıkış yolu olabilmelidir intihar hepsi bu.

Aylak dedi ki...

Aslında doğarak başlanmış bir ertelemedir, ya son kul-lanma tarihini beklersin, ya kulluktan kurtarırsın kendini,Tanrı gibi ölürsün. bilmem. " Yaşamak ağır basmıyor her zaman be Nazım !