İlişki Üzerine

23- Yaşamlarımızı, birbirimizle olan ilişkilerimizi incelersek, bunun bir soyutlama süreci olduğunu göreceğiz. Aslında birbirimizle pek de ilgilenmeyiz;bundan çok söz etsek de,aslında pek de ilgili değilizdir. İlişki bizi hoşnut kıldığı, bize sığınma sağladığı,bizi doyurduğu sürece bir başkasıyla ilişkideyiz. İlişkide bizleri huzursuz eden bir durum yaşandığı anda o ilişkiyi gözden çıkarırız. Başka deyişle, ilişki bizi hoşnut kıldığı sürece vardır. ( Doğru be hafız !)

41-Kendinin bilgisi kitaplarla satın alınabilecek ya da uzun ve acı verici bir uygulama ve disiplin sonucunda ortaya çıkacak bir şey değildir.

- Dünya sizin sorununuzdur ve dünyayı anlamak için kendinizi anlamanız gerekir (Deniyoruz hafız !)

47- Doğru düşünce ve doğru düşünme farklıdır.Doğru düşünceye kitaplardan, öğretmenlerden ulaşabilirsiniz......

49- Hareketleri önleyen aslında ideallerdir. Bir devlet adamı, önemli bir yetkili, dünyanın örgütlenerek herkesin beslenebileceğini söylemiş. Öyleyse bu neden yapılmıyor ? Çatışan fikirlker,inançlar ve milliyetçilik nedeniyle. Öyleyse insanların beslenmesini engelleyen aslında fikirlerdir; çoğumuz fikirlerle oynayıp kendimizi pratik gibi sözcüklerle hipnotize edip olağanüstü devrimciler olduğumuzu düşünürüz. Önemli olan, bir modele ya da ideolojiye göre değil, gereksinimlerin gerektirdiği biçimde davranabilmemiz için fikirlerden,milliyetçilikten, bütün dinsel inançlardan ve dogmalardan kendimizi kurtarabilmektir.

74- ......ne olduğunuza bir bakın, ne olmanız gerektiğine değil. Hepinizin bir sürü engelleri,fikirleri,huyları,deneyimleri,üzüntüleri,kaygıları,endişeleri olduğu için siz,her biriniz öylesine ulaşılmazsınız ki. Günlük etkinlikleriniz sizleri her zaman soyutluyor; evli olsanız ve çocuklarınız olsa bile yine de bencil davranıyorsunuz.....

119- Acı çekerek, karmaşa  halinde, uygarlığın, kültürün beni içinde bıraktığı bu itici karmaşa içinde yaşamak istemiyorum....yalnız yaşayan hiçbir şey yoktur. Yalnızca kültürün zorladığı soyutlanma vardır; iş dünyasında, dinsel dünyada, ekonomik dünyada, sanat dünyasında, her dünyada, her kürede kültür beni soyutlanmaya itmiştir: " Ben bir sanatçıyım", " Ben bir yazarım", "Herkesten çok ötedeyim", "Ben bir bilim adamıyım",ya da " Tanrıya en yakın olan benim".

125- kalıcı diye bir şey var mıdır ? (Bilmem!)

149- Bizler geleneğin köleleriyiz. Modern olduğumuzu, özgür olduğumuzu düşünebiliriz, ama temelde çok gelenekseliz, bunu da , imge oluşturmayı kabul edip birbirimizle ilişkimizi bu imgelerin üzerine oturttuğumuzda görebilirsiniz.

175- Öyleyse asıl ilişkiniz nedir ? Hiç yok. Doğru mu ? bir eviniz,eşiniz, çocuklarınız olabilir. Önümüzdeki, elli yıl boyunca sabah dokuz sabah beş ya da altı her gün büroya gideceksiniz,eve geleceksiniz,yatacaksınız,kavga edeceksiniz;  para dışında hiçbir şey için zamanınız olmayacak. Güç,mevki,konum arıyorsanız, bu sizin yaşamınızdır --çatışma-- ve siz buna ilişki dersiniz. Doğru mu ? Aynı fikirde olmayın. Bunun gerçek olduğunu anlayın ve imge oluşturmanın durduralabilip durdurulamayacağına bakın. Anlıyor musunuz ? Çoğumuz kendimiz ve başkalarına ilişkin imgelerle yaşarız. Siyasetçi imgesi,bilim adamı imgesi, guru imgesi,zihnin ve elin yarattığı imgeler; imgelerle yaşarız. İmgeler her şeyden önemli olur, yaşamak değil.



** Bir arkadaşla kitap takas ettik,aldım okudum.Burada öyle çok kitap okuyan yok, yahut kitap alma şansınız olmuyor. Adı baya derinlik uyandırıyor insanda ama kitap "vay be" etkisi yaratmıyor;kendi fikirlerinizi sorgulatıyor , o kadar. Yaş kemale ermiş, akıl kamil olmuş daha ne ilişkisi demeyeceksen bir bakarsın okuyucu.

*** Neyse, şimdi bunları unutun sayın okuyucular, şarkıyı dinleyin ve "siz yine olduğunuz gibi kalın", olacağınız gibi değil... Emanet olduğum şehre, Giresun'a gelsin o zaman, hareket vaktinin gelmesi temennisi ile......


1 yorum:

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Değişik..

Size de Allah kolaylık versin.