P-istanbul


şehir herkesi kaybetmiş
kumarda

gülhane'de
istiklâl'de hatta
eminönünde kalmış birazı da


istanbul.... "this is just a beginning not the end" 29-7-2012 pazar yerinde...



İnsan-bul


istanbul acele memleket
telaşla yürünüyor sokakta
sadece yürüyor kulaklar tıkalı
sesler fonda
iphone'dan gelen !
ne kafiye ama,değil mi !
zemin şekil algıda var
istanbul şekil memleket
insanlar zemin katta yaşarken hep



içtiğim sigaranın tadını çalan şehir
sigara istanbul'a zar
insanları  arlıdır

bir hava olayı kirli
ne umutla kim kimbilir değil mi
hangi iklimlerden gelmişlerdir
kar soğuğu
sonbahar yağmurları
belki umut rüzgarı 6 kuvvetinde 7 bölgeden
parçalı hayal bulutları balkanlara uzanan
işte şimdi kulaklarda mahsun/i bir kelam
ne acı bir soru
"nem kaldı"
bir akılsız başın üstünde uçuşan
parsel parsel insan mahallerinde 
sahuruna uyanırlarken gurbet orucunun

istanbul kasvetli aşifte
seni öyle alır ki koynuna
anlamazsın değil mi !
ne de olsa kalbe giden yol boğazdan geçer

 sevmeye değil terketmeye geldin istanbul'u
ayvalık'a da gidecektin daha
bir çobana bakıp çıkacağım diyerek
hadi çık dışarıya
gel beni bul hadi
ebe kör istanbul
doğurt acılarını insanlarının

istanbul sen sen değilsin
bu değilsin
gözlerimi kapatıp seni dinleyemeye korkuyorum
ya cüzdanımı çalarlarsa !
cüzdanım boş bu arada

sen mi büyüksün ben mi büyüğüm istanbul
bu sidik yarışısını sevmedim hiç
bu arada "ben hala tiğdirerek işiyorum" 
hem de "güneşe karşı"

istanbul dışlıyorum seni
seni dişlerini insana bilemiş
insanını bilememiş koca kurt
ninemi çıkar karnından hadi

gözlerim dört dönüyor ustam
gök kara deniz bulanık
gözleri kapalı istanbulun bizi izliyor
eyvah istanbul,soyulduk !

istanbul müsterih ol diyor
soyunduk
sevişmek kaç milyon insanın kare köküne denk düşer
yol açık hadi atla metrobüse
et kokusu geliyor raylardan


kafamda bir tablo istanbul "hafızanın boşlukları"
ama gel de içinde bir insan bul bulabilirsen
yersen !
et met,metro,metrobüs,metro seksüel
istiklâl göklerdedir mimarisi
paranınki gök delenlerde
biraz rococo,barok,gothic
benim bakışlarım biraz dandik

avcılarda deniz güzel
kadı köylü kızın bile kusur vardır
"akşamları ışıklarla güzel bu şehir"
ben gündüz sevişemem istanbul
hadi ışıkları kapat



*ben bu şiiri istanbul'da yazdım
27'sinde temmuzun 2012
17 milyon insan var dediler
yemin ederim komserim , ben kimseyi görmedim
Bırakın gideyim.....


*bu şiirde/n sır gibi bahsettiklerim oldu


* kadıköy seni bana yazsalar,gerisini el alsın

                            İstanbul - 27,07,2012

Sevişmenin Muhayyer Olduğu Yer



1) ankara’nın tam orta yeridir: göbeğidir.
2) “atım araptır benim amman amman
vilâyetim ankara’dır vay vay”
3) “ankara limanında yaparlar gemi gemi
gelen geçen güzellere serperler yemi yemi”
4) yahya kemal’e tam da burdan hürmetler
5) alo! siz kapatın ben sizi ararım.size yazmasın! ..

yoldan çıktım.çıkarıldım.artık hiç ama hiç bir yerde değilim:
her yerdeyim.olmasını bildim.bilmenin bir işe yaramadığını bildim
sendeyim.sen ne kadar bendeysen! bizdeyiz.bize gelin! kendinizi getirin
ama önce kendinize gelin! “erzurum çarşı pazar içinde bir gelin gezer”
ah! nenen ölmesin! bize masallar söylesin.biz hâlâ tiğdirerek işiyoruz
duvar diplerinde kendimizi eşeliyoruz: bizden başka herkes var!
hiç kimse yok: senin olduğun yerde.mâlum: “fistanını sürü sürü”
yürüyorum içine doğru: sırtımda bir çuval kışlık sovan ve sen
subayevleri’nde üstelik ben sivilken.ne de güzel sevişiyoruz güzden
hem de bedava! “bedavaymış ağbi! ” bildim ben bunu daha bülûğken
yoldan çıktım.çıkarıldım.aha! şuncacıktım.ama her şeye aklım eriyordu
her şey ise ankara’nın tüm sokaklarında sebze satmaktı: ordan büyüdüm!
büyüyebildiysem eğer! biraz oyun havaları, biraz oyun, biraz hava!
ama aslında bir çırpıda yalayıp yuttuğum o kitaplar yok mu ya! 
işte ordan yola çıktım: keçikıran, boğaziçi, piyangotepe, nato yolu
maske! fabrikanın tam karşısı: erdal’ın asıldığı gün: “unutmadık”! 
ben daha çocuğum.aha! şuncacık! ama önlük önümde ağladığımı hatırlıyorum
lânet olsun! yoldan çıktım: çıktığım yerden! kullandığım o şatafatlı sözlerden 
sözcüklerden “sevişmek” deyince aklınıza ilk uçkurunuz geliyorsa eğer hastasınız! 
harbi harbi hastasınız demektir! o zaman sırtıma bir çuval kışlık sovan alır gelirim
sevişmek zorunda kalırsınız.üstüne üstlük inanılmaz da bir keyif alırsınız
keyif aldığınız yerde olmam! haberiniz ola! ben hâlâ tiğdirerek işiyorum 


siz önden gidin! yol alın! sevişedurun nasılsa yetişirim ben size! .. 

17.ocağa ateşin düştüğü yer 2001/erzurum-palandöken
Osman OLMUŞ


* —“ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım”(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
— Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun tarzından ben de pek hazzetmem.
Ama her insanın sevilecek en az bir yanı vardır mutlaka.Hiç değilse ordan başlayalım.Belki bir gün sevişiriz.Değil!

Osman Olmuş

Biz

** "Müşfik davranmıyoruz birbirimize" bu net.

** Bütün felsefe,psikoloji yalan bazen, doğanın geçerli kuralı vardır : Kaçan kovalanır !

** Öz eleştiriler taraflıdır : Sorun sen de değil bende !

** Kelimeleri kullanmayı bilmiyoruz. Tamam bazı anlamlara gelmiyor, ama gelebilecekleri anlamı göremeyecek kadar çaylakız bazen. Yanlış anlama dediğin şey yanlış kullanmadır hamuru çiğ adam.(kendime)

** Büyüklük : Ne ile olduğu rivayetlerden ibaret bir sıfattır,rakamlarla alakası yok,kesin !

** Dert, hayatta aşktan büyük dertler,telaşlar vardır ; sıkıntılı olmak aşktan ziyadedir,genelleme

** Arkadaş, kadın ile erkekten olmayacağına yer yer kanaat getirdiğimiz bir ilerici yaklaşım. Paylaşmayı beceremiyoruz,sanki,belki.

** Ben aslında hiç bir şey bilmem. Ciddiyim, iyi olmadığımı bilirim sadece ; söz yüce yargınındır.


Frida Kahlo

Kadın.....

Sisifos (Sisyphos) Söyleni

 1942'de yayımlanan bu deneme kitabında Camus "intihar" sorunu üzerine gider; ki bu sorun felsefenin ana sorusudur ona göre. Kitap, "Uyumsuz bir uslamlama", "Uyumsuz İnsan", "Uyumsuz Yaratım" , "Sisyphos Söyleni" ve son olarak "Franz Kafka'nın yapıtında umut ve uyumsuz" ana bölümleri ve toplamda on alt bölümden oluşur  oluşur. Uyumsuzluk duygusunu aslında bireyin varoluşu gibi görür ve hayatın her anında ve alanında giderek artan bir duygu olarak nitelenmiştir. Uslamlamalarla tanımlanan uyumsuzun çıkış noktasını belirler ve nedenlerini, bunu aşmayı değişik örneklerle ortaya koyar. Tartışmaya açık bir çok husus da vardır aşağıdaki derin alıntıların haricinde. Korkmayın,intihara teşvik etmez. Zaten amacı, olanı tanımlamak ve söylemektir. Bu nedenle konunun sınırlarını her bölümde dikkate aldığını görebilirsiniz. Aksine, başkaldırıya davet vardır , uyumsuzlukla savaşın sürekliliğinin hayatın sınırlarını belirlediğini söyler.






Bidedim


  1. Kanatlarla havaya asılan var, tırnaklarıyla bulutları parçalayan
  2. Alkol bir de ağlayarak atılır vücuttan
  3. Aşk ve ölüm, hayatın standart sapmasıdır ve bundandır, herkes sapkın,sapık 
  4. İntikam ertlenmişliktir, oysa hayat sadece bu “AN” da vardır, sonraya bırakılmaz
  5. kendimi şiirle anlatırım ama şiirle de yetinmem
  6. yüksek topuk: Olymposta bir Tanrı daha doğuyor !
  7. Hayatta kimse X i bulmak ,X olmak istemez;  çünkü tesiri yüksek bombadır hayat x-iri
  8. Alaka-sızım bazen, kendime bile
  9. Dudaklarımın titrek olduğu günlerde bıyık bırakıyorum
  10. Hayat masumdu bir zamanlar, ta ki bizimle soyunana kadar
  11. Yaşadığımız aslında bir taslak, aslını ne zaman yaşayacağız bilinmez
  12. Kendi içimizde yaşıyoruz ya , insanlar dış kapının manda-lı
  13. Herkes uyanma umuduyla yatağa giriyor ama  geçmişe özlem duyuyor;ben uyanmayacağım yarını özlüyorum, bazen
  14. Ormandan geldik şehre;  şehirlileşmedik, şehirleştik !
  15. Bugün hayat dediğimiz o süslü çerçevenin içi nedense başkalarının resimleriyle dolu
  16. Hayatı yaşamaya değer ve yaşanmaz kılanlar kafamı karıştırıyor
  17. Bu zamanda birey olmak : bir-rey olmak
  18. Öfke=Kafka gibi, Samsa gibi ; içimizde böcek gibi 
  19. İnsan dilsizdir kendine , hep duymak ister  


Hayatın göbek adı doğruluktur
Oynak durur , kıvrak döner
Yenemediğimiz tek düşman oluşu da doğrudur



Boşluk








Bir eski ajanın hikayesini anlatır roman. Kosinski yine yapacağını yapmış, orada oraya sürüklemiştir yaratıcılığıyla. Ajan,hafızasının olağanüstü kuvvetli oluşu çocukluk yıllarında keşfedilmiş, fotoğraf çekme merakı olan, kadınlara da ilgisi bariz ve bilgi alma-kullanma da usta birisidir. Bu ajan olduğu için mi böyledir, yahut böyle olduğu için mi ajan olmuştur,bilinmez. Öldürmeyi ve ölüm oyunlarını da sever. Ajanlıktan ayrıldıktan sonra yakalanamayan ender kişilerden biri olarak, kimliksiz olarak ülkeden ülkeye gider, her gittiği yerde evler tutar ve parasıyla kısa vadeli hayatlar yaşar. Kurgusu,anlatımı ve tasvirleri, kitaptaki ajanınki kadar güçlü olmasa da hafızamıza o an işlenir. 

Belle / Notre Dame de Paris






Ninni - Palahniuk

                23,24,25,26 .........

                                                              56,57,58,59......


83,84,85,86.....
104,105,106,107.......

Ninni / Lullaby

"Lullaby 
Was not supposed to make you cry 
I sang the words I meant 
I sang"

FACTOTUM




İstemem Eksik Olsun


- Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi yetenekli demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?

Adım Mercuré dergisinde geçse diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
İstemem! Eksik olsun!
İstemem! Eksik olsun!
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek
Tek başına
Özgür olmak
Dünyaya kendi gözlerinle bakmak
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
İsteyince Aya bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.


Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?

- Dök içindeki öfkeyi dostum. Ama saklama benden seni sevmediğini.





Cyrano de Bergeracın  istemem eksik olsun tiradı.  Filmdeki sahne....

Şizoşems


böyle zamanlar tehlikelidir şemsettin
ya gel cebime saklan, ya bırak şapkana saklanayım
kim vurduya gider insan
fırsat yok ki kendimi savurup aklanayım.
bi ara sen de, biliyorum, kedilerden korkuyordun
çünkü kendini işkembe zannediyordun
öyle bir şey ben de atlattım
iskemle sandım kendimi bi' süre
üzerime oturacaklar diye korkulardaydım
ama sonra yırttım şemsettin
kendime telkinler yaptım sen iskemle değilsin diye diye
inandırdım kendimi.
sana hak vermiyo değilim ama şemsettin, zaman kötü,
aslında ne sen, ne ben ikimiz de deli filan değiliz
herkes oynatmış.

sadece sen ve ben normaliz.
aman şemsettin laf aramızda...
laf aramızda...
laf aramızda...
şemsettin, laf aramızda kaldı çıkamıyor, kendini ifade edemiyor bir türlü
aman çok dikkatli olalım şemsettin
sen de fark ettin
zaman kötü
en iyisi biz işi deliliğe vuralım
sen kedilerden kork, işkembesin diye
ben insanlardan korkayım, iskemleyim diye
ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe...
gün say şemsettin gün say
çünkü nasıl olsa bir gün gelip bizi alacaklar
bu işten yırtmak için saat numarası yapalım
sen yelkovan ol, ben yengeç
sonra onlara tek cevap verelim
vakit çok geç,
vakit çok geç,
vakit çok geç şemsettin, geldiler.