Bilinmeyen Öğretiler

* En güzel şeyleri verme konusundaki isteğin sınırlıysa,
Onları geri alabilme yeteneğin de öylece sınırlıdır.

*Beğeni kazanma peşinde koşturup durmaktan vazgeç !

* Engin kainatı oluşturan küçük tanecikler 
Aslında o kadar da küçük değildirler.
Ayrıca,o geniş görünen kainat da geniş değildir.

*Benliğini yok edebilir misin ?
Benlik ve başkaları düşüncesinden vazgeçebilir misin ?
Dişi ve erkek, kısa ve uzun,
Hayat ve ölüm kavramlarını bir kenara itebilir misin ?

*Sevmek,nefret etmek,ümit sahibi olmak: Tüm bunlar bağlılıktır.
Bağlılık kişinin gerçek varoluşunu engeller.
Bu nedenle,mükemmel varoluş hiçbir şeye bağlı değildir
Ve yapısız bir tavırla herkese aittir.
......
Görüyorsun,şekli olan şekilsizle
Ve giden,durmakta olanla eşittir.

*sıradan insana,insanlık cismi büyük görünür.
Gerçekte o, herhangi bir şeyden
Ne daha küçük, ne daha büyüktür.
Sıradan insana göre farkında olması gereken başkaları vardır.
Oysa, ne kendisi, ne de başkası diye birşey vardır.
Sıradan insana göre mabet kutsal olduğu halde tarla öyle değildir
Bu ise hakikate aykırı olarak gelişen bir ikililiktir.
yüksek düzeyde gelişmiş olanlar
Ayrıştırmama erdemine sahiptirler.

* Bir ağacın güzelliği hiçbir zaman kelimelerle ifade edilemez
Bunu analayabilmek için onu kendi gözlerinle görmelisin
Dil, bir şarkının melodisini yakalayamaz;
Onu anlayabilmek için kendi kulağınla işitmelisin.


* Neden hakikati aramaktan kaçıyorsun ? 
O bununun dibinde, her şeyde ve şey olmayanda titreşir durur
Sakin olup onu görebilir misin;
Dağlarda,ananas ağacında,kendinde?
Daha fazla bilgi toplayarak onu bulabileceğini sanma.
Bilgi şüphe yaratır
Ve şüphe seni daha fazla bilgi aramaya yöneltir, açgözlü yapar
böyle doyamazsın.
Akıllı insan daha latif bir şey ile beslenir:
İsimlinin isimsizden doğduğu, herşeyin yokluktran varolduğu,
Tanımlanabilir dünyanın 
tanımlanamaz bir kaynaktan çıktığı anlayışı.

*......
İkinci yol reddetme yoludur.
etrafında gördüğün her şeyin ve düşüncelerinin yanlış,yanılsama
Ve gerçeğin yüzüne örtülmüş peçeler olduğunu fark et.

* Tabiatınla uyum içinde
Basit ve dürüst yaşa.
Zamanı unut.
Düşünceleri ve kavramnları bir kenara bırak.


İlişki Üzerine

23- Yaşamlarımızı, birbirimizle olan ilişkilerimizi incelersek, bunun bir soyutlama süreci olduğunu göreceğiz. Aslında birbirimizle pek de ilgilenmeyiz;bundan çok söz etsek de,aslında pek de ilgili değilizdir. İlişki bizi hoşnut kıldığı, bize sığınma sağladığı,bizi doyurduğu sürece bir başkasıyla ilişkideyiz. İlişkide bizleri huzursuz eden bir durum yaşandığı anda o ilişkiyi gözden çıkarırız. Başka deyişle, ilişki bizi hoşnut kıldığı sürece vardır. ( Doğru be hafız !)

41-Kendinin bilgisi kitaplarla satın alınabilecek ya da uzun ve acı verici bir uygulama ve disiplin sonucunda ortaya çıkacak bir şey değildir.

- Dünya sizin sorununuzdur ve dünyayı anlamak için kendinizi anlamanız gerekir (Deniyoruz hafız !)

47- Doğru düşünce ve doğru düşünme farklıdır.Doğru düşünceye kitaplardan, öğretmenlerden ulaşabilirsiniz......

49- Hareketleri önleyen aslında ideallerdir. Bir devlet adamı, önemli bir yetkili, dünyanın örgütlenerek herkesin beslenebileceğini söylemiş. Öyleyse bu neden yapılmıyor ? Çatışan fikirlker,inançlar ve milliyetçilik nedeniyle. Öyleyse insanların beslenmesini engelleyen aslında fikirlerdir; çoğumuz fikirlerle oynayıp kendimizi pratik gibi sözcüklerle hipnotize edip olağanüstü devrimciler olduğumuzu düşünürüz. Önemli olan, bir modele ya da ideolojiye göre değil, gereksinimlerin gerektirdiği biçimde davranabilmemiz için fikirlerden,milliyetçilikten, bütün dinsel inançlardan ve dogmalardan kendimizi kurtarabilmektir.

74- ......ne olduğunuza bir bakın, ne olmanız gerektiğine değil. Hepinizin bir sürü engelleri,fikirleri,huyları,deneyimleri,üzüntüleri,kaygıları,endişeleri olduğu için siz,her biriniz öylesine ulaşılmazsınız ki. Günlük etkinlikleriniz sizleri her zaman soyutluyor; evli olsanız ve çocuklarınız olsa bile yine de bencil davranıyorsunuz.....

119- Acı çekerek, karmaşa  halinde, uygarlığın, kültürün beni içinde bıraktığı bu itici karmaşa içinde yaşamak istemiyorum....yalnız yaşayan hiçbir şey yoktur. Yalnızca kültürün zorladığı soyutlanma vardır; iş dünyasında, dinsel dünyada, ekonomik dünyada, sanat dünyasında, her dünyada, her kürede kültür beni soyutlanmaya itmiştir: " Ben bir sanatçıyım", " Ben bir yazarım", "Herkesten çok ötedeyim", "Ben bir bilim adamıyım",ya da " Tanrıya en yakın olan benim".

125- kalıcı diye bir şey var mıdır ? (Bilmem!)

149- Bizler geleneğin köleleriyiz. Modern olduğumuzu, özgür olduğumuzu düşünebiliriz, ama temelde çok gelenekseliz, bunu da , imge oluşturmayı kabul edip birbirimizle ilişkimizi bu imgelerin üzerine oturttuğumuzda görebilirsiniz.

175- Öyleyse asıl ilişkiniz nedir ? Hiç yok. Doğru mu ? bir eviniz,eşiniz, çocuklarınız olabilir. Önümüzdeki, elli yıl boyunca sabah dokuz sabah beş ya da altı her gün büroya gideceksiniz,eve geleceksiniz,yatacaksınız,kavga edeceksiniz;  para dışında hiçbir şey için zamanınız olmayacak. Güç,mevki,konum arıyorsanız, bu sizin yaşamınızdır --çatışma-- ve siz buna ilişki dersiniz. Doğru mu ? Aynı fikirde olmayın. Bunun gerçek olduğunu anlayın ve imge oluşturmanın durduralabilip durdurulamayacağına bakın. Anlıyor musunuz ? Çoğumuz kendimiz ve başkalarına ilişkin imgelerle yaşarız. Siyasetçi imgesi,bilim adamı imgesi, guru imgesi,zihnin ve elin yarattığı imgeler; imgelerle yaşarız. İmgeler her şeyden önemli olur, yaşamak değil.



** Bir arkadaşla kitap takas ettik,aldım okudum.Burada öyle çok kitap okuyan yok, yahut kitap alma şansınız olmuyor. Adı baya derinlik uyandırıyor insanda ama kitap "vay be" etkisi yaratmıyor;kendi fikirlerinizi sorgulatıyor , o kadar. Yaş kemale ermiş, akıl kamil olmuş daha ne ilişkisi demeyeceksen bir bakarsın okuyucu.

*** Neyse, şimdi bunları unutun sayın okuyucular, şarkıyı dinleyin ve "siz yine olduğunuz gibi kalın", olacağınız gibi değil... Emanet olduğum şehre, Giresun'a gelsin o zaman, hareket vaktinin gelmesi temennisi ile......