-Ken


Ben yaratılırken,ne bileyim kimine göre maymundan insana geçerken,tüylerimi dökerken,tam da muzumu soymuş yiyecekken,kabuğuna ayağım takılıp yere düşmüş kıçımda acıyla gökyüzünü seyrederken,evet,bir kıçımızın olduğunu o anda anlamışken; öyle ortalıkta incir ağacı-yaprağı yokken,bildiğin ûryan halde dolanırken,elimde elma yanaklarımsa ondan kırmızıyken,Adem den gelip “adam” olmaya giderken,sen…

Yahut Tao’ya giderken,hani o bıçağın ucu körken “kendimden kaçakken”, belki kurban edeceğim yanlarım varken,iyilik-erdem kavramları kozalarda henüz yemyeşil tırtılken, dut ağacından dut yemeyen keçi bülbülken,yani durum tam da buyken; veya Nirv-ana seyahata çıkmış “aradığım”kişiye ulaşılamıyorken, tek gidişlik bilet-can-ömür ile yol alırken,yana döne onu ararken,gazetelerde dev puntolarla ilanlar vermişken – kelimeler albayım kelime başı 1 tl –dönerken birden semaya dalıp buluttan resimler yaparken,”gel gör beni aşk neyledi”yken, Buda başımıza gelmişken, saçlarım tel tel şu telli turnayken, o gemide ben yokken, sen…

Marx’ın daha bıyığı terlememişken,ekonomik devrimler evrimleşmemişken,Stalin ticaretini yaptığı urganlardan biriyle asılmış, Kennedy kaçak bir silahla suikasta kurban gitmişken, Hitler gayet sosyalist bir gençken, ben cam kenarında oturmuş hayal ederken işte bunları; “imagine” ı söylerken ; Freud’un babası  henüz bekarken yani çocukluğumuz rahatken,sen….

Çok “ –ken”  oldu… bitiresim geldi,ayağım ağrıdı, bastonlarım iyiki varsınız...


7-1-2013 / Giresun

2 yorum:

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Ama güzel olmuş. Gayet güzel. :)

Aylak dedi ki...

Saçma işte, akla sıkıldı mı el durmuyor illâ ki dökecek :)

Hayallere devam ,

Saygıyla