Kitapçı geldi hanım !

Tek gecelik aşk gibi üç kitap okudum üst üste, bir İlhan iki Birhan. ama öyle sevişip atmadım kenara,tüketmedim. Altında cümlelerin çizgilerim var,boyu tüm geceme,gecelerime,ömrüme uzanacak.                                                                                 Velhasıl,biraz bizi sevdim bu gece. Çizgiler mürekkebe aşina, gözlerim oldukça gece hep aydınlıktır hep. tüketmeyelim, tükürmeyelim, "et"meyelim işte, ete meyil etmeyelim ;"işte tam buramdan"....                          Yazılar yazdım ardından , içlendirdiler beni, Berk okudum "coğrafya"m arttı, nebati baktım etrafıma. Birhan okudum,"marmara" oldum birden. an itibariyle birileri çarşaflarla beslerken sevgilerini,ben niye bununla uğraştığımı , şuan bu gönderiyi hazırladığımı bilmiyorum... Bilmesem de olur, ölene dek zamanımız var öğrenmek için... tabi ölmek, eğer öyle bir şey gerçekten mümkünse....
 









"m" harfinden martıların ressamıydı insan dediğn, hep çocuk hep çocuk...







 Ardından da bu kitaba sarıldım; Rousseau gibi bir adamın da yalnızlığı olursa nasıl olur, o da aylak sayılır mı ? diyerek aldım kitabı. Ocak ayında çıkmış bir kitap, hoş, ölümünden yıllaar sonrası da olsa gezginliğini de görmüş oluyorum Rousseau'nun. İlk Emile ile tanıdığım adamın bu hali şaşırttı aslında. Neyse,okunursa yer eder akıllarda elbet, ayrıca,bir nacizane uyarı,çevirisi pek tatmin edici değil....