Arka koltukta 6

*Ey mavi, nasıl kıyıların var öyle,nasıl yeşil, nasıl park yeri martılara; tuzun nasılda odalara doluyor ruh bereketi. Çok fransız oldu bu,sevmedim seni sevdiğim kadar mavi.


 *Arka koltukta köşeye oturmuş ince bıyıklı genç: " Burası da hiç rahat değiğlmiş" . Tam da sevişgen çifti gözlerken. Sonra konuştuk adı Ömer, Tekirdağ'dan gelmiş. Anlattığına göre mecburiyet caddesinin haricinde bir şey yokmuş ; sıkılmış. Petrol ofisleri var ve kapatılmış; okumaya hevesli bir kafa karşımda ve  ince bıyıklı. Her binişte bir hikaye dinliyorum,bakmayın yazdığıma .

*Hristiyan omak için domuz eti yemeniz kafi, tabi iman tahtanız kapalıyken ! 

-Rejim karşıtları var recm karşıtı kadar olmasa da; 3.sayfa haberlerinin saçları uzun !


*Çok satanlar; sen çok sat,onlar alır onlar anlarlar. Çok sat anlar onlar; yok yok eni sonu anlarlar; hem anlamasalar da sat sen. 
"Lütfen çocukların ulaşamacağı yerde saklayınız: ÇOK SATANLAR"
Az satanlar hep az anlaşılmışlar. Varsın olsun, sen az sat anlar onlar.

*Kaşımın arasında iz olsa ve " Nefsimi aldırdım,ameliyat izi o " desem. İki kaş arasında batan kıymık ! Egom olmasa bu ego-istanbulda var olmak için; nefs bir doyumsuzluk vadisi iki gözün yörüngesinde.

*Terliklerimle değil kösele ayakkabılarımla gelsem sana,ayaklarımı vura vura;arka koltukta unutmadan kendimi, hem sadece uyusam ve keşke uyuyabilsem !


*Boğaz kenarında ışık şovları, binalar gösterişli, arka koltuğun elleri bağlı. Suskun, dingin; siyah takım gran tuvalet, bordo kravatlı bir yalnızlık which can't be shared.

*Boş ver sen, ben boşverdim kendimi sana,yarım; hayatı da boş verdiler bize ; bugün de boş varsa "yarın"; biz de hep boş verip dolu arıyoruz. Komşunun tabağına konulan iki parça tuzlu pasta geleneği nerede ! Ben boş verdim kendimi sana, kelimeler ben de anlamlar sende diye; sen de ver beni bana, beni boş ver; kendini sakla.

Mesela, dostluk ben de ama manası Pınar ile içtiğim bir kadeh şarapta gizli, vefa bende de var ama manası Servet'in telefondaki sesinde, ayrılık ben de ama manasını Gül ortaya koydu gibi aylar evvelinde. Manalar sende ve sizde; ben de kelimeler var sadece; kendimi boş verdim hep ama insanlık ben de kaldı