Sık-boğaz içlenmesi

Mevsimi gelsin kulağına küpe yap kirazlardan
bilirsin kırmızıyı severim
kulağında bulunsun

Kalabalık ordularla yürüyelim yarına
ve olmasın
kimsesiz çocuklar
huzurevleri 
ve sığınaklar


Dökülen saçlarımdan tutun bana
yüzüm beş para etmez
söylemiştim hem
 "ben aslında bir şey bilmem" diye
 “oku”  yazılmış ilk elden senaryoma

Şöyle geriye yaslan
geçmişimden kopabileceksen getir
bana geçen kış kaybettiğim kır çiçeklerini
soğanları gözlerimde dikili

Martı sevmem ben oysa
Ah Jonathan hain beyaz
ruhumda afrikada bir maden işçisi gibi işleyen teklik
kanatsam da ben,kuşabilecek misin

Gömdüm kafamı toprağa
tam şuraya işte doğduğum yere
sıcak yüzü
iz var bilmem kimden
mavi tuzu
fazla uzaklaşmış olamaz Marmara
açıkta amerikan gemileri....

yetmiş üç numarada yedi yüz otuz. gün

Begonvil mevsiminde kesilir mesela Bir sokağın ortasında bir akşam uyanıp Artık saçlar dökülmez ve beyazlamaz Ağızdan dört kez çık...