Saçma Günce 7



Arka koltukta Kafka, Milena’yı düşünüyor ve ömrünü; sadece nişanladığı iki kadını .

Ne olacak bu verem,ah masa başı yazar memur “Bizim Franz K.”


****

Çok soğuk

Kıyafetlerim siyah

Kırmızı her yan

Sözleri içime akan bir kitap

Okuma

Z

Ola

Y

dım.


******

Dondum,çok soğuk,şiir okumalıyım. Şirin bir çocuğum olsa masal değil şiir okusam

Kulağına bir kandil vakti,Deniz olsun . Gözleri şiir, elleri şiir tutsun ekmekten önce.



 **********
Dev gökdelenlerde yere batan ve hep arada kalan
“ben”ler
Güç olmuş dökülmüş sokaklara
“biz” halinde.
  
**********
Yine mavi ışıklı dev binaların eteğinde bir duraktan biniyorum otobüse, otobüsler kalkıyor gölgelerden gerçeklere; sarışın gelmez oldu,durakta durmaz oldu, onca zaman oldu…..

 Ben de gidiyorum evime,gerçeğime, onun merkezine, odamın duvarına,Frida’ya, Marmara’ya,  kanlar içinde şiir yazmış Fuad abiye, ölmüşüm gibi ,etrafımda hayat belirtisi olduğunu fark ettiğim zaman,bu doğum değil, bu ben oluş.. öyle bir gitmek....


 Karanlıktan ışığa bakıyorum,güneşi yalnız ben görmüyorum değil mi ?  O zaman İnsan hakları bildirgesinde eşitliğin altını çizelim ; 1,2,3 devletler ; gel-8 , git-20, gebeşler….

 **********
 Ajansta ülkeler arası sarsıntı,lodos. Dev dalgalar cama çarpıyor,vapur sallanıyor, ben çocuk oluyorum, Özlü okuyorum. Beşik tepesinde mavi boncuklar,mavi rimelli Marmara nikahına giderken. Ben o tahta beşikte, ah bir yabancı rahim sallar beni ! Piç ! Baba-annem hala hayatta ! Dalgalar cama iyi vuruyor, önümde şapkalı bir turuncu gömlekli,unutmadan, biz çok sallanıyoruz, açıktaki Amerikan gemileri de.  Ben bu dalgaların ardında köpük olmak istiyorum,  hem, “ dağların ardında yitip gitmek ne demek büyükanne?” ben o tahta beşikte –beşik ardıç ağacından…… 


 Bir polis vapuru çevirse, dur kımıldama, biz bizi sorgulasak en fazla, el alem değil ! Ah annem, bu yaban el ailem, babamın diktiği zeytin ağacı, kaç yıllık çocukluğum sığar gövdesine. 



Deniz feneri gibi uçta ol ve yalnız izle dışarıyı

Ben ışık saçıyorum şavkımla

O zaman

Karanlık sizsiniz !

“ne kadar sıkıcısınız”


ö y l e b  i r z  a  m  a n  d ı  r ö y l e b i  r  a  k ş a  m m  a  r  m  a  r  a  d  a  ç a t  ı d a m a r t ı l a r 



Hiç yorum yok:

yetmiş üç numarada yedi yüz otuz. gün

Begonvil mevsiminde kesilir mesela Bir sokağın ortasında bir akşam uyanıp Artık saçlar dökülmez ve beyazlamaz Ağızdan dört kez çık...