Saçma yabancı 3

Nerde kalmıştık,akşam yirmidört ayar marmara içtim,marmarayı düşündüm,ona armağan edilmiş bir şarkı seçtim ve dinledim marmara huzurunda :gold ....Antalya yat limanındı anfisinde genç yaştayken arkadaşlarla ritüel içkimiz lan o dev şişenin içini marmarada marmara şiirleriyle doldurdum. Birden,sonra odabaşı ;"ey hayat". Ve yirmi dört ayar bir kızla seviştim,yine yirmidört yerimden bıçaklandım günün gün olduğunu anladığım saatte, tam yirmi dörtte. Öptüğü yerlerden kan damlatıyordu yalnızlığım ama can doluyordum bir yandan süzülürken kollarının arasında. Canım sıkkın ve hep gitmeye meyilli ayaklarım yorgundu. Beni o kadar yaralamışken sırtını döndü ve uyudu; o an bizi dışarıdan görmek istedim. Ah böyle  bir duruş, bu yanyanalığı düşün-cenin duruşunda...

İŞe geç gitmeliydim ve yürümek istedim. Ayaklarım hala yorgun,miğdemde marmara kelebekleri,huzursuzluğumu yoldan geçenlere  sattım, tam yirmidört kişi seçtim şanslı,mnav, kırmızı kazaklı kadın, pos bıyıklı adam.... Ve çınar ağacının dibindeki kıraathaneye oturdum, sıcak bir esnaf çayı içtim,"iç değildim oysa" ben ne zaman çay içsem....

İŞe gidene kadar kafamdaki her şeyi silmeliydim,yanımdan gelip geçenler gibi yabancılığı yakalamalıydım.Yabancıydım oradaki herkese,kimi çift kartlı oynar,kimi susmak bilmez,kimi fani telaşlarda,kimi sıkıcı, hele dördüncü kattan düşen var o entelektüel sohbetine hayran olduğum serbest çağrışım ustası. yine de yabancı olmalıydım, bak hala kanıyor akşamdan kalma yaralarım.... Hadi kuş koysunlar bardağa, marmara içelim.....


Hiç yorum yok: