Saçmadenedim

Felsefe; 'ben'i bulamayışımdır. elden avans çekmişiz doğarken. "ben"i bulamayışınla başlar, "sen"i arayışımla biter suretler aynada makyaj yaparken. 

Felsefe; mayıs ayının ortasında, papaz eriğini tuzsuz yememe sebep olan 'sen'le başlar.

Felsefe; ön koltukta oturanın varılacak yere arka koltukta oturandan önce varma hevesi-yalanı ile asıl gerçeği sunar. Baş ve son arasındaki koltukları sayar ve asıl varışın orta koltuklarda gerçekleştiğini ortaya koyar “o”. Ön, hız hazzı; arka, motor sesi, göt korkusu ! İşte,arada kalmışlıktır felsefe; ne ilk, ne son; 'biraz daha ilerleyebilir miyiz lütfen?' teşvikini her kim duyarsa, bir Platon daha doğar, bu başlı sonlu yolculukta. Arkada -önde izole olmak değil; fordizm'e karşı olmaktır bir yerde. Hayat, 'bizim', felsefe, 'benim' olamaz! Olmamalı! Ey, düşünen memeli!

Felsefe; üçtür gördüğüm kıvırcık saçlı kızın, tüm maskulen korkusuna/kokusuna rağmen, orta kapıdan otobüse, olaya  tam da orta yerinden dalmasıdır; yer açmaktır kendine , öyle gelişine yer almak değil balyalarla. “O”da, noksan. Kulağı tıkalı dışarıya. Ses 'bizim'se, sağır olan 'benim'dir.

Felsefe; olduğu gibi kabul etmek değil, olabileceğini ona anlatmayı kabullenmektir en baştan, kabul?

Felsefe; manavdaki tüm domatesleri teker teker ellemek, hepsini yaralamak, iyiyi seçmek için yapılmış bir genellemedir.
  
Felsefe; hayalle gelecek arasında pamuk ipliğidir; 'kul payı' düşünmeyi es geçmemeli.

Felsefe; “değiştirmek ister” derler, dünya olmuş mudur ki halihazırda?

Felsefe; aslında oldurma gayretidir; ümüğe atılan parmak gibidir, 'bulantı' hep var. Kusalım !

Felsefe, neymiş “farkın farkında olmak”mış ; fark you !



*bu otobüste olmayanlardan bir ikisi benim elimde, biraz kağıt, biraz kalem, fikir, şiir, kızıl saç, zaaf, sarışın kız, müzik, herkeste olup bende olamayan bir az... 


*çarpık kentleşme ürünü boğaz manzarasında,
ne hayaller var ve ne gemiler geçip gittiler bu hayallerin içinden,
süzülüp evlerden gelen yemek kokularının gölgesinden,
hadi, afiyet olsun!





Hiç yorum yok:

yetmiş üç numarada yedi yüz otuz. gün

Begonvil mevsiminde kesilir mesela Bir sokağın ortasında bir akşam uyanıp Artık saçlar dökülmez ve beyazlamaz Ağızdan dört kez çık...